Eğer İşveren Marka Yönetiminin amacını “yüksek nitelikli çalışanları şirkete çekmek” olduğunu düşünüyorsanız, varsayımlarınızı tekrar sorgulamanız gerektiğini söyleyebilirim.
Yaklaşık dört yıldır işveren markası konusunda düşünüyor ve yazıyorum. Bu süre zarfında çok sayıda şirketin konu ile ilgili uygulamalarını inceleme ve değerlendirme fırsatım oldu. Özetlemek gerekirse;
Kurumsal şirketlerimiz İşveren Markası kavramını çok sevdiler. İşveren Markası çalışmları kapsamında yapılanlar diğer İK faaliyetlerine göre daha somut olduğu için kaynak bulmakta güçlük çekmediler. İşin iyi tarafı yaptıkları yatırımın getirisini aldılar. İsimleri “En Gözde Şirketler” gibi listelere girdi. Çeşitli ödüller aldılar. Çalışmalarda tepe yönetimin dikkatini çekebildiler, hatta desteğini aldılar.
Kısacası İK alışılmadık bir şekilde ön plana çıktı. Ayrıca güçlü işveren markası oluşturabilenn şirketlerin yetenek havuzlarının niteliği belirgin bir şekilde yükseldi. Bu şirketler pek çok pasif adayın dahi kariyer hedefi haline geldi.
“Peki buradaki yanlış ne?” diye sorabilirsiniz. Yanlış olan husus; Devamı →





